İmplant cebinin dokular kesilerek değil, kontrollü biçimde genişletilerek hazırlandığı doku koruyucu yaklaşım hakkında genel bilgilendirme.
Preserve (Preservé olarak da anılır), meme büyütme ameliyatında implantın yerleşeceği cebin dokular kesilerek değil, kontrollü biçimde genişletilerek hazırlanmasını esas alan doku koruyucu bir cerrahi yaklaşımdır. Türkçede sıklıkla “doku koruyucu” ya da “kas koruyucu” meme büyütme olarak adlandırılır.
Klasik meme büyütmede implant cebi, koter ve cerrahi aletlerle dokunun kesilip ayrıştırılmasıyla oluşturulur. Doku koruyucu yaklaşımda ise cep, balon biçimli bir genişletici yardımıyla dokuların birbirinden nazikçe ayrılmasıyla hazırlanır. Amaç; göğüs kasının, memeyi taşıyan destek bağlarının, damar ve sinir yapılarının mümkün olduğunca yerinde bırakılmasıdır.
Burada anlatılan, implantın kendisi değil cerrahi yaklaşım biçimidir. İmplant seçimi (hacim, şekil, yüzey özelliği) ayrı bir başlıktır ve kişinin anatomisine göre belirlenir. Genel meme büyütme başlığındaki bilgiler için meme büyütme sayfasına bakabilirsiniz.
Aşağıdaki tablo, iki yaklaşımın teknik farklarını tanımlamak için hazırlanmıştır; birinin diğerine üstünlüğünü ifade etmez. Hangi yaklaşımın uygun olduğu kişiye göre değişir.
| Başlık | Klasik yaklaşım | Doku koruyucu (Preserve) yaklaşım |
|---|---|---|
| Cebin hazırlanması | Dokunun kesilerek ayrıştırılması | Dokunun genişletilerek ayrılması |
| Göğüs kası | Kas altı yerleşimde kasın bir bölümü ayrılabilir | Kas kesilmeden bırakılması hedeflenir |
| İmplant düzlemi | Kas altı, kas üstü veya çift düzlem | Genellikle kas üstü (subglandüler) veya fasya altı (subfasyal) |
| Destek bağları | Diseksiyon sırasında etkilenebilir | Korunması hedeflenir |
| Dren | Duruma göre kullanılabilir | Genellikle gerekmez |
| Kas hareketiyle şekil değişimi | Kas altı yerleşimde görülebilir (animasyon deformitesi) | Kas korunduğu için beklenmez |
Buna karşılık kas üstü yerleşimin kendine göre sınırlılıkları da vardır: doku örtüsü ince olan kişilerde implant sınırlarının belirginleşmesi ya da dalgalanma (rippling) görülebilir. Bu nedenle düzlem seçimi, tekniğin adına göre değil ölçüme ve muayene bulgularına göre yapılır.
Her kişi için uygun değildir. Doku örtüsünün çok ince olduğu, belirgin sarkmanın bulunduğu ya da hedeflenen hacim artışının doku kapasitesini aştığı durumlarda farklı bir planlama — örneğin meme dikleştirme ile birlikte değerlendirme — gündeme gelebilir. Uygunluk yalnızca muayene ile belirlenir.
1. Muayene. Meme dokusunun kalınlığı, deri esnekliği, göğüs kafesi ölçüleri, meme başı konumu ve varsa asimetri değerlendirilir. Tıbbi geçmiş ve gerekiyorsa meme görüntülemeleri gözden geçirilir.
2. Planlama. Doku koruyucu yaklaşımın uygun olup olmadığı belirlenir; uygunsa implantın hacmi, şekli, yerleştirileceği düzlem ve kesi yeri (çoğunlukla meme altı kıvrımı) kararlaştırılır.
3. Uygulama. Genel anestezi altında, hastane koşullarında gerçekleştirilir. İmplant cebi kontrollü genişletme ile hazırlanır ve implant yerleştirilir.
4. Takip. Destekleyici sütyen kullanımı önerilebilir; iyileşme kontrollerle izlenir.
Doku travmasının sınırlı tutulması hedeflendiğinden, ilk günlerdeki gerginlik ve ödemin daha az hissedildiği bildirilir. Bununla birlikte bu bir cerrahi işlemdir; iyileşme kişiden kişiye belirgin biçimde değişir.
Önemli: Meme implantları ömür boyu garantili tıbbi ürünler değildir. Kullanılan teknik ne olursa olsun, ilerleyen yıllarda değişim veya çıkarılma gerekebilir.
Doku koruyucu yaklaşım, meme büyütmenin cerrahi bir işlem olduğu gerçeğini değiştirmez. Bilinen riskler bu uygulamada da geçerlidir:
Bu liste tüm olasılıkları kapsamaz. Kişisel risk durumunuz, tıbbi geçmişiniz ve mevcut sağlık durumunuz muayenede ayrıntılı olarak değerlendirilir ve onam süreci kapsamında sizinle paylaşılır.
Klasik yaklaşımda implant cebi çoğunlukla koter ve cerrahi aletlerle doku kesilerek oluşturulur. Doku koruyucu yaklaşımda ise cep, balon biçimli bir genişletici yardımıyla dokular ayrıştırılarak hazırlanır. İki yaklaşım da cerrahi bir işlemdir; hangisinin uygun olduğu kişinin anatomisine göre muayenede belirlenir.
Bu yaklaşımda implant genellikle meme dokusunun altına (subglandüler) veya göğüs kasını saran zarın altına (subfasyal) yerleştirilir; göğüs kası kesilmez. Bu düzlemin de kendine göre özellikleri ve sınırlılıkları vardır ve her kişi için uygun olmayabilir.
Hayır. Meme dokusunun kalınlığı, deri kalitesi, hedeflenen hacim ve varsa sarkma derecesi belirleyicidir. Çok ince doku yapısında ya da belirgin sarkmanın eşlik ettiği durumlarda farklı bir planlama gündeme gelebilir. Uygunluk yalnızca muayene ile değerlendirilir.
Doku travmasının ve kanamanın sınırlı tutulduğu uygulamalarda dren genellikle gerekmez. Bununla birlikte dren kullanımı kişiye ve ameliyat sırasındaki bulgulara göre değişebilir; bu bir kural değil, cerrahi karardır.
Sinir yapılarının korunması bu yaklaşımın hedeflerinden biridir. Ancak hiçbir cerrahi yöntemde his değişikliği olmayacağına dair kesin bir güvence verilemez; geçici ya da kalıcı his değişikliği her meme cerrahisinin bilinen riskleri arasındadır.
Göğüs kasının kesildiği yerleşimlerde, kas kasıldığında implantın hareket etmesi (animasyon deformitesi) görülebilir. Kasın korunduğu yerleşimlerde bu durum beklenmez. Buna karşılık kas üstü yerleşimde, doku örtüsü ince olan kişilerde implant sınırlarının belirginleşmesi gündeme gelebilir.
Planlama, emzirme işlevini korumayı gözetecek şekilde yapılır. Bununla birlikte kesin bir garanti verilemez. Gelecekte gebelik ve emzirme planı olan kişilerin bunu muayene sırasında belirtmesi önemlidir.