Doku onarımı ve işlevsel iyileşmeyi kapsayan, ihtiyaca göre planlanan cerrahi uygulamalar hakkında genel bilgilendirme.
Rekonstrüktif cerrahi; doğuştan gelen farklılıklar, travmalar, yanıklar, enfeksiyonlar veya hastalık tedavileri (örneğin tümör cerrahisi) sonucunda oluşan doku kayıplarının ve şekil bozukluklarının onarılmasını amaçlar.
Estetik cerrahiden temel farkı önceliğidir: rekonstrüktif cerrahide öncelik işlevin geri kazanılması, ardından görünümün mümkün olan en iyi şekilde yeniden oluşturulmasıdır. Bu iki hedef çoğu zaman birlikte yürür — çünkü bir dokunun doğru şekli, çoğu zaman doğru çalışmasının da koşuludur.
Bu alan, plastik cerrahinin temelini oluşturur ve son derece geniş bir uygulama yelpazesini kapsar.
1. Değerlendirme. Doku kaybının kapsamı, etkilenen yapılar (deri, kas, sinir, damar) ve işlevsel kayıp ayrıntılı olarak incelenir. Gerekiyorsa diğer branşlarla birlikte değerlendirme yapılır.
2. Planlama. Onarımın hangi yöntemle yapılacağı belirlenir. Basit kapamadan, deri grefti ve flep uygulamalarına kadar farklı yöntemler kullanılabilir. Bazı durumlarda onarım birden fazla aşamada planlanır.
3. Uygulama. Planlanan onarım gerçekleştirilir.
4. Takip. İyileşme süreci yakından izlenir; gerekiyorsa fizik tedavi ve iz bakımı süreçleri eklenir.
Rekonstrüktif cerrahide iyileşme süreci, uygulamanın kapsamına göre büyük farklılıklar gösterir. Bu nedenle burada tek bir süre belirtmek doğru olmaz.
Her cerrahi girişimde olduğu gibi bu uygulamada da bazı riskler bulunur. Bunların bilinmesi, sağlıklı bir karar için gereklidir:
Bu liste tüm olasılıkları kapsamaz. Kişisel risk durumunuz, tıbbi geçmişiniz ve mevcut sağlık durumunuz muayenede ayrıntılı olarak değerlendirilir ve onam süreci kapsamında sizinle paylaşılır.
Rekonstrüktif cerrahide öncelik, kaybedilen işlevin ve dokunun onarılmasıdır. Estetik cerrahide ise mevcut yapının görünümüne yönelik düzenleme ön plandadır. Uygulamada bu iki alan çoğu zaman iç içe geçer.
Her zaman değil. Doku kaybının kapsamına göre onarım birden fazla aşamada planlanabilir. Bu, sürecin doğal bir parçasıdır.
Rekonstrüktif cerrahide iz kaçınılmazdır. Amaç izi tamamen yok etmek değil, işlevi geri kazandırmak ve izi mümkün olduğunca kabul edilebilir hâle getirmektir.
Uygulamanın kapsamına göre büyük farklılık gösterir. Bu nedenle süreç, kişiye özel olarak muayenede planlanır.