Kişinin kendi yağ dokusunun hacim kaybı olan bölgelerde kullanılmasına yönelik uygulama hakkında genel bilgilendirme.
Yağ enjeksiyonu (lipofilling), kişinin kendi vücudundan alınan yağ dokusunun işlenerek hacim kaybı yaşanan bölgelere aktarılması esasına dayanır. Yağ dokusu genellikle karın, bel veya uyluk gibi bölgelerden ince kanüllerle alınır.
Kişinin kendi dokusu kullanıldığı için yabancı madde reaksiyonu riski bulunmaz. Ancak aktarılan yağın bir bölümünün vücut tarafından emilmesi beklenen bir durumdur. Bu oran kişiden kişiye değişir ve önceden kesin olarak öngörülemez.
Bu nedenle bazı durumlarda ek seans gerekebilir. Bu, uygulamanın doğasında olan bir özelliktir.
Uygun bölge ve miktar, yalnızca muayene ile belirlenir.
1. Muayene. Hacim kaybının derecesi, deri kalitesi ve yağın alınabileceği verici bölge değerlendirilir.
2. Yağın alınması. Verici bölgeden ince kanüllerle, dokuya nazik davranılarak yağ alınır.
3. Hazırlık. Alınan yağ, canlı hücrelerin korunmasını gözeten yöntemlerle işlenir.
4. Aktarım. Yağ, hedef bölgeye ince katmanlar hâlinde ve kontrollü miktarlarda enjekte edilir.
Hem yağın alındığı hem de aktarıldığı bölgede ödem ve morluk görülebilir. Erken dönemde bölge, ödem nedeniyle olduğundan daha dolgun görünebilir.
Her cerrahi girişimde olduğu gibi bu uygulamada da bazı riskler bulunur. Bunların bilinmesi, sağlıklı bir karar için gereklidir:
Bu liste tüm olasılıkları kapsamaz. Kişisel risk durumunuz, tıbbi geçmişiniz ve mevcut sağlık durumunuz muayenede ayrıntılı olarak değerlendirilir ve onam süreci kapsamında sizinle paylaşılır.
Aktarılan yağın bir bölümü ilk aylarda vücut tarafından emilir. Tutunan yağ ise kalıcı kabul edilir. Ancak tutunma oranı kişiden kişiye değişir ve önceden kesin olarak öngörülemez.
Emilme oranına bağlı olarak bazı durumlarda ek seans gündeme gelebilir. Bu, uygulamanın doğasında olan bir özelliktir.
Genellikle karın, bel veya uyluk gibi yağ dokusunun uygun olduğu bölgelerden alınır. Verici bölge muayenede belirlenir.
Kişinin kendi dokusu kullanıldığı için yabancı maddeye bağlı alerji riski bulunmaz. Ancak her cerrahi girişimde olduğu gibi genel riskler geçerlidir.